Sağlıklı, lekesiz bir cilt hepimizin hayali….

Ancak genetik yapı ve yatkınlık, korunmasız güneş ışınlarına maruz kalmak, ilaç tedavileri, hormonal değişimler (gebelik. tiroid hastalıkları, doğum kontrol hapı kullanımı), kullanılan kimyasal maddeler cildimizin yapısında bulunan melanin pigmentinin belli, bölgelerde çoğalmasına neden olur ve böylece ciltte lekeler oluşmaya başlar.

Cilt lekeleri doğumsal (ito, ota nevus, cafe au lait lekeleri), güneş maruziyeti ile (çiller, solar lentigolar, yaşlılık lekeleri, melasma, rozasea, kuperoz, kırmızı yüz, kiraz anjıomlar, kılcal damarlar) yada cildin çeşitli cilt hastalıkları ve kimyasal maruziyeti sonrası (PIH: post inflamatuvar hiperpigmentasyon) olabilir.

Leke probleminde tedavi için uyguladığımız yöntemler;

Topikal tedaviler: Cilt yüzeyine uygulanan tedavi ve bakım ürünleri içinde sıklıkla kullanılanlar; hidrokinon, retinoidler, azaleik asit, kojik asit, arbutin, askorbik asit (c vitamini), alfa tokoferol (E vitamini), niasinamid, üzüm çekirdeği ekstresi (resveratrol), aloe vera özü, flavanoidler (yeşil çay ekstresi), coffeeebery, dut ekstresi, soya, meyan ekstresi gibi maddelerdir. Bu maddeler renk oluşumunu önleyici yada oluşan renk maddesini parçalayıcı ve ortamdan uzaklaştırıcı olarak etkilerini gösterirler.

Kimyasal peeling: Peeling; kimyasal maddeler kullanılarak derinin yüzeyel katmanlarının istenilen derinliklerde harabiyeti ve yeni deri oluşumunu uyarmak esasına dayalıdır. Peeling işlemi kolajen ve elastin dokusunu harekete geçirerek yeni baştan üretim yapılmasını sağlar, deri rengini açar. Cildin daha gergin, daha nemli ve yumuşak olmasını sağlar. Aynı zamanda sertleşmiş deri hücrelerini çözerek derinin daha sağlıklı olmasına yardımcı olur. Tıkanık gözenekler temizlenir ve sıkılaşır. Bu amaçla ensık bitki ve meyve asitlerinden elde edilen AHA lar (alfa hidroksi asitler: glikolik asit, malik asit, tartarik asit, sitrik asit), retinoik asit, triklorasetik asit (TCA), rezorsin kullanılır.

Trombositten Zengin Plazma (PRP): Son yıllarda kozmetik dermatolojide kullanımı giderek yaygınlaşan PRP kişinin kendisinden alınan kanın santrifüj işlemi ile ayrıştırılarak tekrar dokuya enjeksiyonuna dayalıdır. PRP içerdiği büyüme ve farklılaşmayı uyarıcı aktif maddelerle, cildin savunma mekanizmalarını uyarır, yenilenme sürecini hızlandırır.

Mezoterapi: Mezoterapi çeşitli bitki ekstreleri, vitaminler, enzimler, hormonlar ve ilaçlar gibi farmakolojik, cilde uyumlu maddelerin deri içine enjeksiyonu esasına dayanan bir işlemdir. Deriye enjekte edilen bu maddeler derideki kök hücreler olan fibroblastları uyararak kolajen ve elastin dengesini korurlar. Leke tedavisinde tek başına yada diğer işlemlerle kombine edilir. Traneksamik asit, glutatyon, A, C ve E vitamini, pirüvik asitler, biyoaktif peptidler, amino asitler leke amaçlı mezoterapi solüsyonları içinde en sık bulunan maddelerdir.

Mikroiğneleme (dermapen, gençlik kalemi, dermaroller, dermastamp): Mikroiğnelemede cildi dik açıyla delen çoklu mikroiğneler sayesinde ciltte yara algısı oluşturulup, cildin sonraki aşamada yaranın iyileştirilmesi için uyarılması ve bu sayede yenilenmesi amaçlanır. Uygulama bölgesinde kanlanma artışı, artmış kan akımı sayesinde bölgeye gelen iyileştirici maddelerin varlığı; güvenli ve etkin bir şekilde kolajen ve elastin üretimini arttırır. Birlikte uygulanan soruna yönelik ürünlerin cilde geçişini arttırması da en büyük avantajıdır. Leke için uygulanan ürünler renk kütlelerini parçalarken, artan kan akımı sayesinde yıkım ürünlerinin bölgeden temizlenmesi de hızlanır.

Fraksiyonel iğneli radyofrekans: Bu sistemde derin dermal alanda ısı hasarı yaratılarak yara iyileşmesi, dermal yenilenme, yeni kolajen, elastin ve hyaluronik asit oluşumu uyarılır.  Temel etkilerini derinin derin katlarında meydana getirmesi sebebiyle yüzeyel deri korunur. Bunun sonucu olarak iyileşme süreci hızlanmakta yan etki riski azalmaktadır. Bu üstünlüğü nedeniyle fraksiyonel lazerleri kış aylarında uygulamak gerekirken, fraksiyonel radyofrekans uygulaması her mevsim yapılabilir. PRP, mezoterapi, ışık sitemleri ile kombinasyon yapılabilir.

Yoğun Atımlı Işık Tedavisi: IPL olarak isimlendirdiğimiz, farklı dalga boyları, atım gücü, sayısı  ve süresini her hasta ve her leke problemi için özelleştirebildiğimiz ışık sistemleri sayesinde; özellikle çiller, güneş lekeleri, kırmızı yüz, rozasea ve kılcal damar problemlerinde başarılı sonuçlar görmek hem hastalarımız hem bizler  için memnuniyet verici. Uygulama sadece lekeleri tedavi etmekle kalmıyor, ayrıca ciltte de gözle görülebilir bir yenilenme sağlıyor. Probleme göre 2- 3 hafta aralarla 3- 6 seans gerçekleştirilen tedavi anesteziye gerek duyulmayan, acısız, sonrasında günlük hayata rahatlıkla devam edilebilen bir seçenek.

Lazer: Leke problemlerinde lekenin derideki yerleşim derinliğine göre Q anahtarlı Nd- yag lazerler, fraksiyonel lazerler, atımlı boya lazeri (PDL), alexandrite lazer tercih edilebilir. Fraksiyonel lazerler çok sayıda mikroskobik termal hasar yaratılarak sağlam derinin büyük kısmının korunduğu bir tedavi yöntemidir. Korunan deri dokusu iyileşme için rezervuar görevi görür.  Fraksiyonel lazerler leke probleminde ilk tercih edilen lazerler değildir, ancak yenilenme sürecini uyarması nedeniyle diğer leke karşıtı tedavilerle kombinlenebilir. Thulıum lazerler fraksiyonel olmasının yanında leke seviyesinde etkili yeni sistemlerdendir.

TOP